Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yapılanmanın önündeki en büyük engel olarak görülen Kıyı Kenar Çizgisi Kanunu, Sarp’tan Samsun’a uzanan sahili kapsayacak şekilde yeniden düzenleniyor.
Ege ve Akdeniz Bölgeleri'nde yapılan turistik tesisler ile sahil bölgelerinin yağmalanmasının önüne geçmek için 1990'lı yıllarda çıkartılan Kıyı Kanunu ve Kıyı Kenar Çizgisi Kanunu, Karadeniz sahillerinde belediyelerin ve vatandaşların başına dert olmuştu. Kanun dolayısı ile sahil kesimlerinde yapılan bir çok mecburi yapı ruhsat alamayarak ruhsatsız olarak hizmete açılmıştı.
Kıyı kenar çizgileri 1990’lı yıllarda deniz, tabii ve suni göl ve akarsularda, kıyı çizgisinden sonraki kara yönünde su hareketlerinin oluşturulduğu kumluk, çakıllık, kayalık, taşlık, sazlık, bataklık ve benzeri alanların doğal sınırın olarak tabir edilen alanlar olarak belirlendi.
Akdeniz ve Ege Bölgesi için uygulanılabilir olan kanun deniz ile dağ arasında neredeyse hiç mesafe bulunmayan Karadeniz Bölgesi’nde başa bela oldu. Kanuna rağmen bir çok proje ruhsatsız olarak yapılarak hizmete açılmak zorunda kalındı.
Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki belediyelerden gelen şikayetlerin artması üzerine harekete ge...