Ankara’ya gidiş öyküsünü anlatan Köse, “Pazar günü Beykoz’da düzenlenen 2B konulu mitingde ‘konuşmak isteyen gelsin’ dediler, ben de çıkıp konuştum. Sonra konuşmam beğenilmiş. Herkes bana teşekkür etti. Komşularım illa ‘Bizi Ankara’da temsil et’ dedi. Sonra gençlik kollarından bir arkadaş gelip, ‘Ankara’ya gider misin’ dedi. Komşularım ‘Hatice abla git, bizim sesimiz ol’ deyince gitmeye karar verdim. Beykoz’da konuşuyorum sesim duyulmuyor, gidip Ankara’da konuştum” dedi.

1959 yılından beri aynı mahallede, 45 yıldır da aynı evde oturduğunu dile getiren Köse, çok düşük bir gelir sahibi olduğunu vurgulayarak, “İstenilen meblağ çok büyük. Ben alamayacağım için ben nereye giderim. Ben apartmandan korkuyorum. Ben şehirden korkuyorum. Çünkü ben burada yaşamaya alışmışım. Benim ayağım bu toprağa değmezse ben patlarım” şeklinde konuştu.
Eşinin oturdukları evi zamanının parasıyla 11 bin liraya aldığını ifade eden Köse, “Benim rahmetli eşim o parayı ödeyebilmek için 24 saatte üç mesai yaparak çalıştı. Ben burayı işgal etmedim, eşim parasıyla aldı. Gecekondulaşmanın çoğu önceki hükümetler döneminde, koalisyon hükümetleri zamanında, seçim zamanında oldu. Herkes müsaade etti....