Dilber, beraberindeki bazı partililerle Trabzon Gazeteciler Cemiyetinde düzenlediği basın toplantısında, Sümela Manastırı'nın ibadete açılmasına ilişkin basında yer alan çeşitli açıklamaları takip ettiklerini belirterek, ''Sümela ibadethane midir? Türkiye Cumhuriyetinin tapusu olan Lozan'da bu konu ve azınlıklar sorunu nasıl biçimlenmiştir? Son tutum Lozan'a uygun mudur? Fener Rum Patrikhanesine ekümenlik verilmesi ile konunun bir ilgisi var mıdır? Bütün bu sorulara verilecek yanıt ve açıklamalardan sonra konunun sadece ibadet etme noktasına indirgenemeyeceği, arka planda başka amaçların yattığı kolaylıkla anlaşılacaktır'' dedi. 

Arka plandan kasıtlarının tıpkı ''açılım demagojilerinde'' olduğu gibi etnik, dinsel ve mezhepsel özellikleri ön plana çıkararak, Türkiye Cumhuriyetinin ulus devlet bütünlüğünü, bağımsızlığını hezimete uğratmanın amaçlandığını savunan Dilber, şunları kaydetti:
     ''Bölünmüş, güçsüz bırakılmış, etnik ya da dinsel önceliklerle gerilmiş, çatışmaya hazır bir toplum tam da emperyalist güçlerin amaçladıkları değil midir? Manastırın ibadete açılmasına ilişkin Trabzon Valiliğinin ya da Kültür ve Turizm Bakanlığının yazılı bir izni yok, zaten olamaz...