Yapılan yazılı açıklamada, kentleşme ve sanayi faaliyetlerindeki artış nedeniyle, kişi başına üretilen katı atık miktarındaki artışa dikkat çekilerek artan katı atık miktarının yanında, düzensiz oluşturulan katı atık döküm alanlarının kontrolsüz ve sağlıksız olması nedeniyle, son yıllarda katı atıkların kontrollü, çevreye zarar vermeyen, sağlıklı ve ekonomik bir biçimde uzaklaştırılması ve bertaraf edilmesi konusunun kent yönetimlerinin en önemli konusu haline geldiği vurgulandı.


Katı atıkların çevreye ve insan sağlığına zararını engellemek ve gerekirse daha sonra yeniden işlemek amacıyla kullanılabilmeleri için gerekli ayırma ve sınıflandırma işlemlerinin yapılarak biriktirilmesinde açık alanlar, terk edilmiş maden ocakları, dere yatakları, deniz ve su ortamları ile kalabalık bölgelerden uzaktaki düşük eğimli alanların atıkları uzaklaştırmak için çoğunlukla tercih edilen bölgeler olduğu kaydedilen açıklamada “Atık depolama için yer seçimi çok disiplinli ve parametreleri bilimsel ve hassas bir çalışmayı gerekli kılmaktadır. Bu nedenle, yer seçiminde, katı atık depo alanlarının zemin özellikleri, jeolojik ve tektonik yapısı, hava fotoğraflarının yorumlanması v...