MUHACİR TRABZONLULARA DUA ETMEDEN GEÇME!

Trabzon’un muhacirlik yılları, özellikle I. Dünya Savaşı ve sonrasında yaşanan işgal ve çatışma ortamında halkın büyük acılarla yüzleştiği bir dönemi ifade eder. Bu yıllar, sadece bir şehrin değil, aynı zamanda bir toplumun hafızasında derin izler bırakan tarihsel bir kırılma noktasıdır.

1916’da başlayan Rus işgaliyle birlikte binlerce Trabzonlu; evini, toprağını ve hatıralarını geride bırakarak Anadolu’nun farklı şehirlerine göç etmek zorunda kaldı. Bu zorunlu göç, insanlar için yalnızca bir yer değiştirme değil, aynı zamanda bilinmeze doğru yapılan meşakkatli bir yolculuktu.

Muhacirlik sürecinde açlık, hastalık ve güvenlik endişesi halkın karşı karşıya kaldığı en ağır imtihanlar oldu. Yollarda verilen kayıplar, parçalanan aileler ve geride bırakılan hayatlar, Trabzonluların belleğinde silinmesi güç yaralar açtı. Muhacirlik; kopuşun, özlemin ve hayatta kalma mücadelesinin ortak adıdır.

Bu derin acıyı en çarpıcı biçimde anlatanlardan biri de Abidin Dino’dur. Dino, muhacirliği şu sözlerle tarif eder: “Göç, insanın yüreğinde açılan ve bir daha tam kapanmayan bir yaradır.”