ANNE BABAYA DEVLET Mİ BAKMALI!
Huzurevleri bugün kimsenin görmezden gelebileceği yapılar değil. Özellikle kimsesiz, yalnız kalan, bakacak kimsesi olmayan yaşlılar için devletin sunduğu bu imkân gerçekten büyük bir nimet. Düzenli bakım, sağlık takibi, güvenli bir ortam…
Bunların her biri kıymetli.
Ama işin bir de başka tarafı var ki, bizce asıl mesele orada başlıyor.
Türkiye’nin doğusunda, güneydoğusunda huzurevi sayısının az olması tesadüf değil. Bu biraz kültür meselesi, biraz vicdan, biraz da “ayıp” duygusu. Oralarda anne-babayı huzurevine bırakmak hâlâ içe sinmiyor. “Emaneti devlete verdik” düşüncesi kolay kabul edilmiyor.
Batıya doğru gidildikçe tablo değişiyor; şehir büyüyor, hayat hızlanıyor, aile küçülüyor. Huzurevleri çoğalıyor, özel bakım evleri artıyor.
Kimseyi suçlamak kolay değil. Hayat şartları ağır, herkes çalışıyor, herkes yorgun. Ama şunu da unutmamak lazım: İnsan yaşlandıkça güçlenmiyor, aksine çocuklaşıyor. Daha çok ilgiye, daha çok sabra, daha çok şefkate ihtiyaç duyuyor.
Bizce huzurevleri, ailesi olmayanlar için bir şefkat kapısıdır. Ama ailesi olanlar için en son seçen...